Hayatınızdaki o yoğunluk işte böyle zamanlarda güzel. Benim gibi hayatınızın hayal kırıklığını yaşıyorsanız, o yoğunluk yaşadığınız şokun hissini
azaltıyor, azaltıyor, azaltıyor.. Siz, 7.4 şiddetinde deprem yaşayan Japon binalarına benziyorsunuz.. veya binadan dışarı çıkınca, ne depremdi heheh deyip gülümseyen çekik gözlülere... bunların arasından o acıyı hissetmek isteyen çıkabilir, "farkında olmak isteyen".. bi ben çıkabilir.
anlayamıyorum...
tam karşısına geçip bi tarafta resmi, bi tarafta fotoğrafı.. bakıyorum ama algılayamıyorum...
kafamda çizdiğim resme...
o gün o an çektiğim fotoğrafa...
Sanırım algılarsam gerçeği, anlarsam 3.5 senemin nasıl çöpe gittiğini.. aynı zamanda nasıl aptal olduğumu da anlarım, eskisi kadar kendine güvenen bir mahluk olamayacağımı, eskisi kadar çok bilemiyceğimi her şeyi ve diğer hiçbir şey eskisi gibi olmaz diye... beynime söz geçiremiyorum ve algılayamıyorum.
*2010 yılının ilk günü, ilk akşamı eve dönerken montuma gömülüp caddeden değil, bulutların üstünden yürüdüğüm günü...
*hala en güzel yerinde duran ve kokladıkça..yı geçtim, kokusunu hatırladıkça bile ürperdiğim kitabını...
*bana yazıldığını zannedip en dokunulmaz köşelere sakladığım ve başkalarına okutmaya dahi kıyamadığım şiirleri - ahaha beni göt beni değil mi ? - ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder